Sen bu cihan mülkünü...

Sen bu cihan mülkünü kaf dan kaf a tutdun tut
Ya bu alem malını oynayuban uttun tut

Sen Süleyman köşkünde taht kurup oturdun bil
Dev ü periye düp düz hükümler eyledin tut

Sen ferudun haznesin Nüşirevan gencile
Karun malını dahi sen malına kattın tut

Bu dünya bir lokmadır ağızdadır çeynenmiş
Çeynenmişi ne tutmak ha sen onu yuttun tut

Ömrün delim bir oktur yay içinde dop dolu
Dolmuş oka ne durmak ha sen onu attın tut

İş bu cihan mülkünden ansızın ün ederler
Ansızını şimdi bil yeraglanıp gittin tut

Çün denize gark oldun boğazına geldi su
Deli gibi talbınma ey bi çare battın tut

Her hah ki nefes gelir ol kesenden eksilir
Çün kese ortalandı sen onu tükettin tut

İş bu ecel şerbetini elbet tadıdarsın
Tadışına şek yoktur şimdi onu tattın tut

Ahir bir gün ölürsün ölüm vardır bilirsin
Kamulardan ayrılıp varıp sinde yattın tut

Yüz yıllar hoşluğıla ömrün olursa Yunus
Son ucu bir nefestir geç andan da öttün tut

Yûnus Emre

Nuşirevan : eski İran’da adaletli bir hükümdar
Şek : şüphe
Sin : mezar
Ün : nida , ses
Yerag : hazırlık, ihtiyaç

 
 
« Ehl-i Divan
« Niyazi Mısri Divanı
« S. Osman Hulusi Divanı
« Yunus Emre Divanı
+ Benim ol aşk bahrisi...
+ Bu dünyaya gönül veren...
+ Evvel bize vacib budur...

+

Yer gök yaratılmadan...
+ Sen bu cihan mülkünü...
+ Niceler bu dünyada...
+ Ey bana eyi diyen...

+

Sofiyem halk dilinde...
+ Keleci bilen kişinin...
+ Anmaz mısın sen...
+ Sabahın sinliğe vardım...
+ İşit ne der horozunuz...
+ Hak cihanda doludur...
+ Binde biri bu halkın...

+

Bir kez gönül yıktın ise...
+ Miskinlikten buldular...
+ İçin dışın murdar iken...
+ Müslümanlar zamane...

+

Muhammed’e bir gece...
+ Müsülmanam diyen kişi...
+ Gözüm seni görmek...
+ Bu fena mülkünde...
+ Hak bir gönül verdi...
+ Evvel benem ahir benem...
+ Benim canım uyanıktır...

+

Aşksızlara verme öğüt...
+ Benim bunda kararım...
+ Dervişlik dedikleri...
+ Sualim var tapuna...

+

Gitti bu kış zulmeti...
+ La şerikden okursun...

+

İlim ilim bilmektir...